Rüzgarın Çocukları


Yasak dünya.
Uçurtmaların benzediği dipsiz ölüm.
Sen kendini fısılda sonbahara.
Üstünden büyük bir yük kalksın.
Bakarsın bir daha seversin yüreğinden.
Kan durmaz, can çıkmaz bir şekilde.
Sen eskimezsin, sen yorulmazsın.

Sarılıp ağlasam omzuna.
Sen anlarsın, sen bilirsin.
Gözyaşı hudutları aştığında,
Benim sesimi duyarsın.
Ölüm bir dost olmuşsa,
Taşısın içindeki yaşamları.
Sen ve ben.
İki tane yağmur damlası.
Uzanıp da boşluğa küsen.
Kendi gibi olmaya gayret eden.
Bizim içimiz, bizim gösterimiz.
Hiç durmadan artan eserimiz.
Seninle ben,
İki yağmur damlasıyız.

Rüzgarda büyüyen çocuklardık.
O zamanlar uçurtmalarımız vardı.
Sabahtan akşama coşuyorduk.
Gölgeler bizim için ilerliyordu.
Mevsimlerde söz sahibiydik.
Koşan ve kaçan aranıyordu.
Biz seninle mahşere ilerliyorduk.
Seninle yürüdüğüm cennetin yoluydu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest