Darağacında Yağmurun Mırıldanmaları

Darağacında Yağmurun Mırıldanmaları
Sessizlik içinde güneş, tutkum olmuş damlaların.
Seni yaşamak toprağın alt üst olması.
Hangi dirilişin mecburiyetinde asılı kaldım.
Darağacında yağmurun mırıldanmaları mevcut.
Seni taşıyorum, gökten yeryüzüne.
Seninle savaşıyorum, tarihi baştan yazarak.

Zaman gerekiyor, acıların çizelgesine. Mecburiyet içinde teslim olan kuş bakışı ölümlerde kaç coğrafya eskittim. Acaba beni koruyacak ütopyalar var mıydı? Aşk içinde sevişirken, kendi damarlarımdan isyanlar türettim. Gelmiş ve geçmişin boyutlarında limitsiz yalnızlıklar gördüm. Yine de sağduyu içinde yaşama tutunma gayesi edinmeye çalıştım. Sence de başardım mı aşkım? Yoksa iki sönük lamba arasına sıkışan çıkmaz sokak mı oldum?

Ölüm müydü, beni kendi içimde tuhaflaştıran?
Sana dair ne varsa, ruhumun gardında isimsiz.
Geçince anlıyorsun, belki de sığınan bir limansın.
Ne kadar yaşadığını acı içinde bilmiyorsun.
Ne kadar öldüğünü doğunca anlıyorsun.
Sararıp soran mezarlar içinde işte aşk.

Sessizliğin gölgesinde yaşlı gözyaşı.
Seni tutuyor nabzım, heyecanım dorukta.
Hangi yönden esiyor acılar?
Acaba sana savrulsam mı?
Yoksa beyaz bir gökkuşağı mı çizsem?
Sorma beni, sorma bendeki kederi.

Kudret Alkan / Yazar ve Şair

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest