Aşk

Zamanın öteki yakasında, kalbimin düğümlendiği bir yerde seni kovalamak, kaderin en kötü cilvesi olsa gerek. Sence ikimiz nerede kaldık? Hangi acıların mezarında kendimizi susturduk? İnsanın yüreğinin susması kadar kötü bir şey yok. Susmak, ya da susturulmak. İnsanın canı nasıl da yanıyor. Acılar hiçbir zaman eskimiyor. Her ne kadar geçmişte yaşamasak da, insan acılarını pekala hatırlayabiliyor. Hele ki, gönlünde bir yara var. Aşk kendi içinde ve dışında bir yerlere doğru çekiliyor.

Aşk bir kez daha kendisini sevgililere sevdiriyor. Sevmek için koşuyorsun. Sevilmek için koşuyorsun. Her iki koşulda da yüreğin kıpır kıpır oluyor. Aslında sen kendi içinde derin bir yolculuğa çıkıyorsun. Sevmek kadar insanı ne yüceltebilir? İnsanın onuru okşanıyor. Biliyorsun ki onur, gururdan çok daha önemli.

Aşk
Yalnız başına seni tanımlamak istedim.
Kendime mezar olan acılarım vardı.
Seni yaşayamamak en kötü kader olsa gerek.
Seni nerelere yazdıysam,
Yüreğimde silinen bir rüya var.
Sence hangi iklime ya da mevsime tutunabilirim?
Seni göğüs kafesimin içinde bir yerde tutarken,
Ben kendi nefretimle buram buram yanıyordum.
Bir tarafta seni yaşamak vardı.
Ama diğer yanda başını almış bir nefret.
Tuhaf bir ikilemin sancıları içinde seni yakalamaya çalışırken,
Acaba ben nerede hata yaptım sorusu.
İşte bu durum iki yakanı bir araya getirmiyor.
Seni bende ne meydana getiriyor.
Bunun adı su gibi okumak olmalı.
Kendi içinde ve dışında aşkla yanmalı.
İnsan son nefesini verirken,
Bir kez daha aşkla yaşamalı.

Kudret Alkan / Yazar ve Şair / Aşk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir