Aşk Şiirleri Şerefsiz Hayat

Aşk Şiirleri Şerefsiz Hayat
Doğdum mu, yoksa öldüm mü, bilinmez.
Yazıyorsam,
Yaşamak herhalde borç kalmış, Tanrı’dan.
Uğuldar da melekler, sis güneşime saplı.
Kovaladıkça geceleri, hep aynı son.
Kanım onun adını sayıklar,
Sen ne güzelsin intihar.
Unutulmak ne çare, ya da unutmak.
Mümkün değil, seneler ezberim değildi, çünkü.
Kadehin hevesi değildi, bağımızı oluşturan.
İkimizi oluşturan tek bir nokta değil ki…
Değildi işte, değildi.
Çekince silahı, davransam tetiğe,
Geri dönebilir miyim, hiçlik dediklerinden?
Bu adam hep aynı şarkıda, farklı bilinçlerde olsa da.
Tek notasına çakılmış, atar kendisini,
Sebebi sevgili olan uçurumlara.
Yarım yamalak bir hayat, komadasın ey şair!
Tükeniyorsun, mumum görünmeyen eriyişinde.
Günden güne, alevden kor bir var oluşa.
Benzin döküyorlar üstüne üstlük.
Gelen alıyor, giden saplıyor, dünya denen bıçağı.
Taşıdıkça hayatın anlamını,
Kaybolmuş Tanrı’sın sen de…
Onlar bendim, emekleri kadar kaybettiler.
Gerçekten kaybettiler, çünkü terk edildiler.
Beklediler dönmesini, gecelerce, günlerce,
Çölleri oluşturan susuzluk hasretiyle.
Ölümü bile eskittiler.
Ama kendilerini getiremediler.
Dönemedi sevgili, vurdular on iki evrene.
Kafasını her çeken âşıktı, o zamanlar.
Aldılar, kandırdılar, sen ne şerefsizsin hayat!
Sen şerefsiz, sen düzenbaz,
Sen artık bensiz kalacak.
Ah Tanrı’m,
Yıktılar büstünü, yaktılar cenazesini bile.
Olsun be hayat, o da benim gibiydi, en azından.
Nefreti sonuna kadar sevgiyle kovalardı,
Ve aşkla yanmaya alışıktı.

Kudret Alkan / Yazar ve Şair

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest