Aşk Şiirleri Damar Gölge Oyunu

Aşk Şiirleri Damar Gölge Oyunu
Ölmek yaşamanın gölge oyunu. Her şey, kendi tiyatrosunda canlılık gösteren bir delil. Beni
kazanan aynı zamanda kaybeden oluyor. Ya ben? Acaba kendimi kaç diriliş öyküsünde canlı
tutuyorum. Nerede ve nasıl aşka koşuyorum. Belki hiç düşünmeden. Belki hiç hissetmeden.
Belki de, belkiler hiç olmadı. Biz sadece kendimizi kandıran bir grup acısal fidanız.
Toprağımızdan cesaret aldıkça içimizdeki çocukları huzura kavuşturuyoruz. Çünkü her çocuk,
yaşlandıkça huzuru bulmak ister. Her yaşlı, yaşattığı çocuklarla acılarının üstesinden gelir.
Benim kendime yaptığım kötülük, bir bakıma kendimi yaşatmak. Ama aşkla, ama ölümle…
Biliyorum, benim düşlerimi merak edenler var. Ne kadar yazsam da, çaresizlik kadar insanı
ışığa götüren yok. Çaresizliğin gücü, denizlerin mavisi kadar çekici geliyor, insana. İnsanın
yüzleştiği en güçlü oyun, bu. Çaresizlik içinde kendini tamamlıyorsun. O senin eksik yanlarını
gösteriyor ve sen, ona göre hareket ediyorsun.Güç içinde dertlerimin sığınağında bir dünya buldum.
Seninle benim aramdaki benzeşmeden doğan çocuklar.
Onlar anne gibi, onlar baba gibi benzersiz.
Sadece kendi kendini acılara uzandıran.
Ve umudun kolları arasında martılara doğru kanat çırpan,
Apayrı bir yalnızlık yolu, bu.
Bu her şeyin tövbe etme noktası.
Ya da soğuk alevlerin gözlerdeki yaşamı.
Ben de sana öyle baktım.
Üşüyen bir alevin içindeki milat gibi.
Aynalardan uzak tutarak yaşadım, seni.
En güzelinden, en çirkinine kadar çıplak bir şekilde.
Bazen amaçlarımdan uzaklaştım, bazen de onların içinde.
Ne olursa olsun,
Peşimi bırakmayan kaderin içinde.
Bazen öfkeyle, bazen nefretle, bazen de bir parça hüzünle.
Yaşadıklarımın içindeki yaşam ümidiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest