Ağacın Dalı

Ağacın Dalı
Sana doğru umutlarım ve düşlerim.
Ne zaman yaşadık, ne zaman göç ettik.
Titreyen gözyaşının sebep oldukları.
Güneşi ve nehirleri bir arada tutan.
Seni benim yüreğime çivileyen.
Hepsi geçti ve geçiyor.
Yaşamak gerek bir kez daha.
Seninle yürümek ve yol almak.
Sokakları geride bırakıp,
Şehrin içinden geçmek.

Bilirim, sen başkasın bende.
Gönlün ve isteklerin, benimle beraber olan.
Adım adım rüzgara doğru ilerleyen.
Sanki bu bir rüya, böylesi yoktu.
Görünenlerden görünmeyenlere.
İçimizde var olan yüce sevişmelere.
Yaşıyoruz, bir kez daha yazıyoruz.
Tüm ülkelerden ve tüm kıtalardan.
Biz birbirimizi hala seviyoruz.
Biz hala iki deli çiçeğiz.
Ve yaşıyoruz sonsuz betimlemelerde.

Seninle ben bir ağacın dalı.
Seninle okyanus damlası öpüşmelerde.
Bir olduk, kendi günahımızın ötesinde.
Var olmaya doğru koşuyordu, aşk.
Bizimle beraber yol alıyordu.
Ayrılık ölümün öteki yüzüydü.
Ne kadar seversen, o kadar acı çekiyordun.
Sonrasında hiçbir şey hissedememek.
Ya da hissettiklerinin sen olmayışı.
Başka bir rüya, başka bir dünya.
Düşlerde yaşanan, duygularda paylaşılan.

Sensin omuzlarımdaki dostluğun zirvesi.
Seninle yaşadım, seninle yol aldım.
Rüyaların tırmanışıydı, ruhuma dolan.
Sen başka, ben başka bir şekilde seviyorduk.
Hangimizin sevgisi daha fazlaydı sence.
Seven gecenin içinde ağlıyordu.
Bu aşk birbirine kavuşamayan iki insandı.
Nereden geldik, nereye gidiyoruz bu savaşta.
Dünya bize, biz dünyaya haykırıyorduk.
Acı çeken yalnızca biz değildik.
Yağmurla ıslanan aşkın yüzüydük.
Aslında biz,
Yüreğimizi ortaya döküyorduk.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest